Naturalis Histeria

everything is self-evident

Geri dönüş yok! 10 Ekim 2013

Filed under: iklim — naturalis histeria @ 21:36
Tags:

BilimsoL olarak yayın hayatına başladığımız günden beri küresel iklim değişimi haberlerine sıkça yer verdik, veriyoruz. Ancak yeterli mi? Asla. Tüm gazete tam sayfa küresel ısınma haberi girsek, gece gündüz televizyon kanallarında konuşsak yetmez. Her sabah uyandığımızda, güne bu gerçekle başlasak, kendi kendimize hatırlatsak yeridir. Çünkü dostlar, küresel iklim değişimi gerçek ve şimdiden hissetmekte olduğumuz etkileri, hiç de uzak olmayan bir gelecekte tüm acımasızlığıyla hayatlarımızı şekillendirecek.

O halde ne duruyoruz? Üzerimizdeki bu ataletin sebebi ne? Sanıyorum iklim değişimi karşısındaki bu tehlikeli rehavetimizin temel nedeni durumun vehametini hala kavrayamamış olmamız. Birinci çoğulda konuşurken, biz insanlığı kastediyorum. En iyimser senaryolara göre milyonlarca insanı etkileyecek çok ciddi doğal afetlerden, değişen iklim koşullarına uyum sağlayamayarak yok olacak binlerce türden bahsediyoruz. Buna rağmen iklim değişimine karşı aldığımız önlemler ve şu an yürürlükte olması gereken uyum planları yok denecek kadar az.

Hükümetlerin (ve şirketlerin) finansal krizleri veya kalkınma hedeflerini bahane ederek iklim değişimini gözardı etmesi de bu sebepten olsa gerek. Yoksa geldiğimiz noktada, küresel iklim değişimini birincil öncelik olarak görmemenin hiçbir makul özrü olamaz. Küresel iklim değişimini zamanı gelince ilgilenilecek uzak bir gündem olarak değerlendiren her kişi ve kurum, ancak batmakta olan geminin açık büfesinde tabağını nasıl dolduracağının hesabını yapan biri kadar farkındadır olan bitenin. İklim değişiminin tüm ekonomik ve politik kararlarımızı etkilemesi gereken o gün geldi de geçiyor bile.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) yayınladığı son rapor, bizler için son bir uyarı niteliğinde. Küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğu, 2050 yılı gelmeden Kuzey Kutbu’nun yazları buzsuz kalacağı, tüm sera gazı salımlarını şimdi kessek bile etkilerinin yüzlerce yıl devam edeceği gibi acı gerçekler artık birer öngörü değil. “Dönüşü olmayan nokta” olarak belirlenen ve Dünya’nın ortalama 2 derece ısınmasıyla sonuçlanacak olan seviyeye ulaşmamıza toplamda sadece 300 gigaton karbon salımı payı kaldı. Hiçbir azalma olmaksızın bu miktarda karbon salımı yapmaya devam edeceğimiz düşünülürse 2100 yılına kadar bu miktarı 5 kez katlayacağız.

“Geri dönüşü olmayan nokta” söylemi konuya bir Holywood filmi heyecanıyla yaklaşmak için uydurulmuş bir söylem değil. Bu hedefin aşılması durumunda yazının başından beri değindiğimiz iklim değişiminin tüm etkilerini ve daha fazlasını, giderek artan bir şiddetle hissedeceğiz. Bu koşullar ışığında bireysel değişikliklerden tutun (örneğin karbon salımlarının önde gelen sorumlularından hayvancılık sektörünün daimi müşterisi olmayı bırakmak gibi), karar mercilerine radikal önlemler aldırana dek eve girmemeye kadar, her yola başvurmamız, rahat uyumamamız gerekiyor. Zaten hiç merak etmeyin, bundan sonra ben size sık sık hatırlatacak uykularınızı kaçıracağım!

*Bu yazı ilk olarak 9 Ekim 2013 tarihinde soL gazetesinde yayınlanmıştır.

Reklamlar
 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s