Naturalis Histeria

everything is self-evident

Potsdam 20 Haziran 2011

Filed under: Doğa Tarihi,gittim gördüm — naturalis histeria @ 07:41

Hazır internetim yokken ve zaman bulabiliyorken bir yazı yazayım Potsdam’la ilgili. Şimdilik 6 aylığına buralardayım, burs bulursam doktoramı burada yapacağım. Aslında doktoraya kabul edildim ama okul şimdilik 6 aylığına destekleyebiliyor beni, bakalım ilerisi kısfmet 🙂 Potsdam çok şahane bi yer, şimdi internetim olmadığı için çok tarihini vs anlatacak kaynağım yok ama zaten her bir yeri için ayrı yazılar yazacağım. Benim kampüsüm ünlü Park Sanssouici’nin içinde, gerçi çalışacağım konuya bağlı olarak Golm kampüsüne de gitmem söz konusu olabilir. Buralar hep böyle saraylar, bahçeler, tarihi bilimum yapı ve parklarla dolu, sessiz sakin on numara bir yer yaşamak için. Özellikle İstanbul’dan illallah demiş biri olarak burda 10 yaş gençleşip gerçek yaşıma geri dönebilmeyi umuyorum. Neyse efenim, cuma-cumartesi yerleşmekle ve alışverişle uğraştıktan sonra bugün yani pazar etrafı görmeye çıkayım dedim. Henüz bisikletim yok, İstanbul’dakini de getiremedim ama en kısa zamanda bir bisiklet edinmeli burda.  O yüzden hem koşayım hem de etrafı bir kolaçan edeyim dedim 🙂

Burası yurt odası..kendi tuvaleti-duşu bir de ufak ocağı ve lavabosu var..e ben deha ne isterim zaten, tek başıma da kalıyorum, miss. Koşmadan önce biraz esnemek iyidir iyi..

 

 Golm tarafına doğru çıktım yola. Hava soğuk değil ama pek bir yağmurlu ve rüzgarlı. Her yer yemyeşil, evler hep müstakil. Potsdam öğrenci şehri mi emekli şehri mi hala tam karar veremesem de ben her ikisi gibi de hissettiğim için burayı sevdim bile.

 

Şu tarlanın içinden böyle gladyatör gladyatör geçesim gelmedi değil ama sonra böceği var yılanı var kim uğraşcak dedim koşmaya devam ettim hehe.

 Max Planck’lardan biri de bu taraftaymış, bilmiyordum ama orayı da arada sırada ziyaret ederim gibime geliyor.

 

Meren hem bisiklet sürüp hem fotoğraf çekebiliyormuş..ben hem koşup hem fotoğraf çekebiliyorum, hı-hı evet :p

 

 Önümüzdeki günlerde en sık bulunacağım mekanlardan birisi de bu park olacak gibi gözüküyor. Sevdiceğime 2 saate kadar dönerim diyip yanıma telefon almadığım için bugünlük kaybolmayayım diye içine girmedim ama Belgrad ormanını aratmayacak sanırım. Dürbünümü de getirdim neyse ki..

 

“Dikkat baykuş çıkabilir”..demiyor tabi ama onu demeye getiriyor koruma alanıymış :’)

 

 Meşhur Park Sanssouci..Yanda biraz açıklama var ama önümüzdeki günlerde sırf Park Sanssouci’ye özel bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bu uyduruk yazıda harcanmayacak kadar harika yapılar var içinde..

 

Ve tabii ki Botanischer Garten..Burasıyla ilgili de ayrı bir yazı hatta birkaç yazı yazacağım. Zira her günümü burada geçirmeyi planlıyorum, müstakbel enstitüm de içeride zaten. Enstitüm Golm’de olsa bile yurdum buraya 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde.

 

Botanischer Garten’dan bir kare..dediğim gibi asıl başka yazıya saklıyorum burayı.. Belki sırf ladinlere özgü bir yazıyla başlarım, çok güzeller.

Bunların hepsi ve daha fazlası (bir biyosfer parkı, doğa parkı ve doğa tarihi müzesi…) benim bulunduğum yer merkez olmak üzere 4km yarıçapında bir dairesel alanın içinde..Tabi bu alanda olmayan ama gitmeye can attığım bir yer daha var; Telegrafenberg. Bu 6 aya sığdırabilir miyim bilmiyorum ama (sonra ne olacağım belli olmadığı için sığdırsam iyi olur) elime Humboldt’un kitaplarını alıp, onun gezdiği yerleri gezmek, mümkünse bir mini doğa tarihi yazı dizisi yazmak da istiyorum. Geçen sene gezip görüp yazmadığım onca yazı daha dururken, bu söz verdiğim yazıların hangilerini yazabileceğim bakalım görücez 🙂